Blockchain’in perakende sektörüne 4 etkisi

BÜLENT DAL | CEO

2009’dan beri Bitcoin ile herhangi bir merkezi otorite olmaksızın, dünyanın farklı noktaları arasında para transferi ve alışveriş yapılabilmesini konuşuyoruz. Güvenilir, kriptolu bir protokol üzerinden hayatımıza giren bir dijital para birimi olan Bitcoin’in arkasında blockchain (kayıt zinciri) teknolojisi var.

Blockchain ile dijital ortamda gerçekleşen veriler merkezi sistemlerde değil, silinmez ve birden fazla dağıtık sistem üzerinde bağlantılı kayıtlar şeklinde tutuluyor. Milyonlarca bilgisayarda tutulan ‘dijital kayıt defteri’ diye nitelendirebileceğimiz bir yapıda, işlemler şifrelenmiş bir şekilde depolanıyor. Böylesi bir sisteme sızmak ve suistimal yapabilmek için, merkezi veya herhangi bir bilgisayara girip işlem yapmakla mümkün olmuyor; milyonlarca bilgisayara dağıtılmış kayıt zincirlerinin hepsinin değiştirilebildiği zaman ancak bir suistimal mümkün olabiliyor, ki bu da çok zor. Blockchain güvenilir olmasının yanı sıra aracı finansal kuruluşları da devre dışı bırakıyor.
Blockchain ile sadece katılımcıların görmelerine izin verilen varlıklara erişimi güvence altına alınıyor. Dijital kayıt defteri ile ilgili tüm işlemler, bilgi kaynağının açık ve şeffaf olduğu bu güvenilir ağ üzerinde mutlak karşılıklı teyid ile yapılabiliyor. Klasik dijital sistemlerde taraflara merkezi ortamdaki bilginin bir kopyası giderken burada dağıtık, kendine ait bilginin direkt kendisine erişim söz konusudur. Mal, hizmet, ödeme, varlık alımı daha hızlı ve düşük işlem maliyeti ile gerçekleşebiliyor.

Bütün bunlar Bitcoin ve finans sektörü ile hayatımıza giren Blockchain teknolojisinin diğer sektörleri ve özellikle de perakendeyi ciddi şekilde etkileyeceğini gösteriyor:

1.Ürünün kaynağı/orijinalliği:

Blockchain’in ana etkisi tüketicilere satın aldıkları ve hassasiyet gösterdikleri ürünler ile ilgili içerikleri, kaynağı, saflığı ve doğallığı gibi bilgileri daha güvenilir ve doğru sağlamak olacak. Tüketiciler taklit ürünleri orjinallerinden ayırmakta problem yaşadıklarında, güven imajı daha yüksek olan perakende zincirlerini tercih ediyor.

Yakınlarda gerçekleşen bir araştırma 49 yaşının altında olan tüketicilerin %40’nın organik nitelendirilmesi ile satılan ürünlerin gerçeği yansıtmadığını ve sadece bir pazarlama taktiği olduğuna inandıklarını gösteriyor. Blockchain ile sağlanan verinin tohum ve hayvanın DNA’sına kadar olan seviyede bilgi sağlayabilmesi mümkün olacaktır.

2.  Daha güvenilir dijital hareket ve işlemler:

Günümüzde, tüketiciler ve iş ortakları arasındaki ödeme işlemleri üçüncü parti firmalar üzerinden ilerliyor ve bu nedenle hız ve komisyon maliyetleri oluşuyor. Blockchain bazlı ödeme ve işlemlerde üçüncü partilere gerek kalmayacak, firmalarası daha hızlı ve suistimale kapalı işlemler ile iş ortaklarının çalışma verimliliği artacak, maliyetler düşecek. Özellikle fatura kontrol, mal kabul ve kalite kontrol süreçlerinde iyileşme sağlanacak. Firmalarası sipariş, fatura, teslimat süreçlerinin tutulduğu EDI (elektronik data interchange) süreçleri blockchain üzerinden gidebilecek.

3. Tedarik zinciri İzlenebilirliği:

Kompleks tedarik zincirlerinde ürünün takibi ve stok kontrolü güçleşiyor ve bu kompleksiteyi yönetebilmek için önemli bir efor harcanıyor. Ürün izlenebilirliğinin zor olduğu tedarik zincirlerinde hepimizin bildiği gibi kamçı etkisi “bullwhip” adı ile literatüre geçen ve neticesi fazla stok yükü taşımak olan vak’alar ortaya çıkıyor. Blockchain ile ürün izlenebilmesinin yanı sıra akıllı kontratlar ile tedarik zincirinde yapılan bir anlaşmanın koşulları dinamik olarak takip edilebilecek, iş ve ödeme emirleri kontrat koşullarına göre dinamik çıkabilecek. Kurallara uygun olmayan bir gıda ürünü üretimi ve uygun olmayan bir sevkiyat, olayın en başında engellenebilecek. Neticede ürün güvenirliği, hizmet kalitesinin anlık kontrolü ve bu sayede suistimalin önüne geçilmesi sağlanmış olacak.

4. Ağ sadakat programları:

Birçok şirket sadakat programlarını birden fazla markayı kapsayacak şekilde işletirken, konsept olarak Hopi ya da Zubizu gibi birden fazla marka ve sektörde fayda sağlayan ortak sadakat programları günlük hayatın içerisine girdi. Bu tarz sadakat programları için Blockchain, puanların daha hızlı, daha ucuz, daha güvenilir ve daha iyi takip edilebilir şekilde işlenmesini, firma ve puan sahipleri tarafından anlık takibine katkı sağlayabilir. Müşterilerin hiper kişiselleşmiş öneriler aldığı ve hatta müşteri tarafından kontrolün olduğu, örneğin müşterilerin sürekli değişen ihtiyaçlarına göre puanları alıp satabildiği, müşteri bağını ve sürekliliğini güçlendiren etkiler sağlanabilir.

 

Bilişsel bilişim ve müşteri deneyimi

BÜLENT DAL | CEO

Daha önce “Bilişsel Bilişim” (Cognitive Computing) konusuna farklı yazılarımda yer verdim. Özellikle 6 Ekim 2016’da yayınlanan Akıllı otomasyon ve 7 Mart 2017’de yayınlanan Endüstri 4.0, yapay zeka ve otomasyonun perakendeye etkileri başlıklı yazılarımda bilişsel bilişimin perakendeye etkilerini dolaylı olarak ele aldım. Bu yazıda bilişssel bilişimi ana odağa koymak istiyorum. Bilişsel bilişimin müşteri deneyimi ve fijitalleşme üzerine etkisinin her geçen gün artması, bu konuya direkt odaklanma isteğimi artırmış bulunuyor.
Bilişsel bilişim, insan zekası ve düşünce prosesinin, bağlı bulunulan bilgisayar sistemleri üzerinden icra edilerek düşünen, sebep bulan, öğrenen, aksiyon almaya yönelik sistemlerde similasyonudur. Başka bir açıdan, insanın beş duyu organının işlevlerini bağlı bulunduğu bilişim sistemleri üzerinden icra etmeye yönelik yaklaşımdır. Veriye dayalı çalışan yapay zeka kullanarak, yerel ve bulut tabanlı bilgisayar sistemlerine dayalı işlemektedir. Doğal dil işleme, ses ve tonlama analizi, görsel tanıma, hava durumu ve lokasyon tesbiti, botlar ve konuşmalı ticaret (conversational commerce) gibi yetkinliklerle günlük hayatımızn içerisine her geçen gün daha fazla girmektedir.
Yakın zamanda yapılan bir Forrester araştımasına göre;
– İnternet müşterilerinin %45’i sorularına ve aradıklarına hızlı cevap bulamadıklarında satın almaktan vazgeçmektedir.
– Potansiyel satışların %50’sinin kaybolma sebebi, müşterilerin aradıklarını bulamamaları ya da onlara özel hizmet alamamaları olarak tesbit edilmektedir.
– Online müşterilerin %29’u, alışveriş süreci esnasında canlı müşteri servisini tercih etmektedir.
Aslında bu çıktılar, dijtial alışverişin bu kadar geliştiği günümüzde halen müşterilerin önemli bir kesiminin neden yakınlarındaki mağazaya gittiğinin sebeplerinden birisini, yani kişisel öneriler, özel fiyat ve kendine uygun promosyon yönlendirmesi almak için mağaza görevlisi ile etkileşimde bulunmak istediğini açıklamaktadır.
Bu noktada gerek online gerekse dijitalleşen fiziksel mağazalarda anlık olarak müşteri beklentilerini takip etmek önem kazanmaktadır. Geçmişte farklılaşmış müşteri deneyimi sunmak için davranışsal ve demografik veriyi kullanmak, lider perakendeciler için yeterli idi. Artık günümüz tüketicisinin kişiselleşme beklentilerini karşılamak için artık müşterilerin tüm soru ve bildirimleri ile ilgili verileri anlık toplamak ve duygusal açıdan yorumlamak ve ardından aksiyon almak gerekmektedir. İşte günümüz tüketicisi ile böylesi bir etkileşimin kurulmasını sağlayacak çözüm bilişsel bilişim ile mümkün. Son 1.2 senede perakendeye ait iş verisi 2 kat artmış bulunmakta ve önümüzdeki yıllarda daha kısa zaman dilimlerinde katlanarak artacak veri hacmi üzerinden bilişsel bilişime dayalı yerel ve bulut tabanlı hibrid bilgisayar sistemleri ile müşterinin nabzını sürekli tutabilerek rekabette öne geçilebilecektir.

Bu yazı Retail Türkiye Dergisi’nin Temmuz 2017 – 101. sayısında yayınlanmıştır.

Detailer CEO Dashboard kullanmanız için 5 neden

 

Dilruba Çelikkol |  Detailer ürün yöneticisi

Çağımızın hızlı karar alma ihtiyacına doğru ve bilgiyle desteklenen bir cevap verebilmek için CEO ve CEO seviyesindeki yöneticilerin şirketlerinin durumunu görebildikleri bir platforma ihtiyaçları vardır. Bu platform ihtiyaç duyulabilecek tüm KPI’ları belirli periyotlarda izlemeye ve karşılaştırma yapabilmeye elverişli olmalıdır. Bunun yanı sıra istenilen yerde istenilen zamanda erişimi kolay ancak güvenlikli olması da şarttır.  Detailer CEO Dashboard bu ihtiyaçların ışığında doğdu, büyüdü ve gelişti.

Detailer CEO Dashboard kullanmanız için 5 nedeni sizinle paylaşmak istiyorum.

  1. Mobil.  Bu sayede nerede isterseniz, ne zaman isterseniz şirketinizi izleyebiliyorsunuz.
  2. İhtiyaç duyulan tüm bilgiler tek arayüzde. Çünkü kolay ve anlaşılır bir önyüze sahip. Bu da onu basit, anlaşılabilir ve okunabilir kılıyor.
  3. Kolay anlaşılır ve perakende dilini konuşan arayüz.  Detailer CEO Dashboard’un kolay kullanılan ve  anlaşılan arayüzü,  aksiyon almayı kolaylaştırır.
  4. Platform gerekli bütün performans endikatörlerine sahip, ne eksik, ne fazla.  Dashboard üzerinde fazla yada eksik bilgi yok. özet ve önemli tüm KPI’lar var. üstelik drill ile detaylara inilebilme özelliği ile.
  5. Renkleri konuşuyor.  Sadece onları dinlemeniz yeterli. Dashboard’u elinize aldığınızda ne kadar yeşil ise o kadar iyi durumdasınız demektir.

Hiçbir şey insan gücünün yerini tamamen alamaz. Ancak onun kararlarını daha doğru vermesi için ona yol gösterecek, hızlı araçlara ihtiyaç vardır. Bunlar uzun liste raporlarla değil, özetten detaya inebilen dashbaordlarla mümkün olabilir.

Obase The Base’de

BERRAK ÇELİK |  OBASE global iş geliştirme direktörü

 

Biliyorum, bu yazıyı yazmakta geciktim, ama evet, Obase The Base’deydi  : ). Microstrategy  Hollanda and Kuzey Avrupa takımı bizi davet etti.

Hikayenin bir aylık bir mazisi var.  Hollanda ekibinden Sharon Waizman Türk Hava Yolları’nd yaptığımız çalışmalar konusunda Microstrategy’de yıllarca birlikte çalıştığımız dostumuz  Robert Prochowicz’den bilgi almış.  Bu vesile ile tanıştık ve Sharon bizi Microstrategy Amsterdam Sempozyumu’nda konuşmak üzere davet etti.  Türk Hava Yolları  Big Data & İş Zekası Yöneticisi  Ibrahim Oral Emül’de bizden desteğini esirgemedi ve kendisinin de katılımı ile konuşmayı bir bir Türk Hava Yolları ve Obase seansı olarak kurguladık.

 

Böylece Hollanda sayfamızı açmış olduk. Amsterdam’a  sempozyum için gelmişken, Microstrategy ekibi ile de görüşüp  Telekomünikasyon ve Perakende sektörleri için geliştirdiğimiz çözümlerimizi onlara sunduk, pazar ile ilgili değerlendirme ve geri bildirimlerini aldık. Bütün bunları Schiphol Havaalanı yanı başındaki The Base binasında yaptık.

Microstrategy Hollanda ve Kuzey Avrupa Satış Direktörü  Kathrin Schneider’ın yönetiminde oldukça verimli bir toplantı geçirdik. Ürünlerimiz  Detailer | Perakende Analitiği ve  Corpwatch | Telekomünikasyon sektörü üst yönetim uygulaması  (sonraki yazılarda detaya gireceğim) hakkında bilgilendirme yaptık. Bizim sunduğumuz ürünler ve ekibin pazarı tanıyarak verdikleri tepkiler ile birleşince, oluşabilecek işbirliği hepimizi heyacanlandırdı.  Dikey sektörlerde üst yönetimin şirketi yönetirken kullanabileceği mobil analitik çözümler bugünün büyük bir ihtiyacı ( bu konuyu da bir başka yazıda detaylandıracağım) ve doğru yolda olduğumuzu görmek bizi çok gururlandırdı. Bu yolda ilerleyip, bu değeri katabileceğimiz Avrupa firmaları ile buluşmaya çalışacağız, Hollanda ile başlayarak.